BİZE ULAŞIN

293 80 00

7 Gün 24 Saat Acil Servis Hizmeti

Çocukluk Çağında Kabızlık ve Beslenme

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KABIZLIK VE BESLENME
            Konstipasyon (kabızlık) çocukluk döneminde sık rastlanan bir sorun olup iki hafta veya daha uzun süredir devam eden dışkılamada gecikme veya zorluk olarak tanımlanır. Erkeklerde kızlardan daha sık görülür. Bir semptom olarak konstipasyon çeşitli hastalıklardan kaynaklanabilir. Konstipasyonlu cocukların %95’inde herhangi bir organik hastalığa veya ilaca bağlı olmayan fonksiyonel konstipasyon vardır. Çocukluk çağı fonksiyonel konstipasyonunun nedeni henüz açık değildir.  Konstipasyonlu cocukların % 28-50’sinde ailede konstipasyon öyküsü vardır. Konstipasyon en sık tuvalet eğitimi sırasında (2-4 yaşlar arasında) ortaya çıkar. Erken çocukluk dönemindeki ağrılı dışkılamanın konstipasyonun temel hızlandırıcısı olduğu gösterilmiştir. Anne sütünden inek sütü bazlı formulaya ve inek sütü bazlı formuladan soya bazlı formulaya geçiş dışkıda sertleşmeye neden olarak süt çocuğunda ağrılı dışkılamayı başlatabilir. Tuvalet eğitiminin aşırı zorlayıcı ve uygun olmayan şekilde yapılması dışkının tutulmasına ve sertleşmesine yol açabilir. Daha büyük çocuklarda okul tuvaletlerinin rahat olmaması dışkı tutma davranışını başlatabilir. Daha sonra dışkı tutma davranışı kısır döngüye girerek büyük, sert ve ağrılı dışkılamalara yol açar. Çocukluk dönemi konstipasyonunda fiziksel ve psikolojik faktörlerin karşılıklı olarak etkileşimi söz konusudur.
            Doğumdan sonraki ilk dışkılama zamanı, sorunun başlangıç zamanı, dışkının özellikleri (dışkılama sıklığı; dışkı kıvamı, çapı ve hacmi), eşlik eden semptomların varlığı (dışkılama sırasında aşırı, karın ağrısı, dışkıda veya tuvalet kağıdında kan, dışkı kaçırma), dışkı tutma davranışı ve idrar sorunları sorgulanmalıdır. Olguların çoğunda öykü ve fizik muayene tanının konulmasında yeterlidir. Tipik bir öykü sorunun başlangıç zamanını ortaya koyar. Genellikle konstipasyonun başlangıcı bebeklerde, anne sütünden formulaya geciş, 1-3 yaşl arasındaki çocuklarda tuvalet eğitimi ve okula yeni başlayan cocuklarda sınıfta gelen dışkılama gereksinmesinin kontrol altına alınmaya calışılması ile eş zamanlıdır. Ebeveynler çocuğun bir mobilyaya veya anne-babaya tutunarak parmaklarının ucunda yükseldiğini, bacaklarını sertleştirdiğini, solucan gibi kıvrıldığını, yerinde duramadığını ve/veya bir köşede gizlendiğini söylerler. Dışkı tutma girişimleri anne-babalar tarafından yanlışlıkla dışkılama girişimi olarak tanımlanabilir. Dışkı kaçırma genellikle aralıklıdır, günde bir defa veya çok sayıda olabilir. Dışkı kaçırma, bazı ebeveynler tarafından ishalle karıştırılabilir. Bazen dışkılama öncesi karın ağrısı yakınması olabilir.
            Dikkatli bir fizik bakı herhangi bir hastalık bulgusu olmadığına dair hekime ve aileye güven verir. Öykü (doğumdan aylar veya yıllar sonra başlayan konstipasyon, biriktirme postürü, dışkılama korkusu ve dışkı kaçırma) ve fizik bakı (palpabl abdominal dışkı kitlesi) fonksiyonel konstipasyon için tipik olduğunda hiçbir laboratuvar incelemesi yapılmasına gerek yoktur. Etyolojide organik bir neden düşünülüyorsa bu hastalığın tanısına yönelik testler yapılmalıdır.
            Çocukluk çağı konstipasyonu tedavisinde başarıya ulaşmak için takım calışması gerekir. Doktor, hemşire, öğretmen ve anne-baba en iyi sonucu elde etmek için bir arada calışmalıdır. Tedaviye erken başlanmasının tam iyileşme olasılığını arttırdığı düşünülmektedir. Tedavi, 1-eğitim, 2-birikmiş dışkının boşaltılması, 3- normal dışkılama alışkanlığının kazanılması sırasında yeniden dışkı toplanmasının engellenmesi ve laksatif kullanımı (idame tedavisi), 4- ilaçların kesilmesi olmak üzere dört aşamadan oluşur.
 Eğitim: Başarılı bir konstipasyon tedavisi için anne-baba ve çocuğun eğitimi çok önemlidir. Sorunun fonksiyonel konstipasyon olduğu ve daha kötüleşmeyeceği, tehlikeli olmadığı, gelip geçici olduğu, dışkıyı yumuşatmak ve ağrısız defekasyon icin çeşitli yollar bulunduğu konusunda hastaya ve anne-babaya güven verilmelidir. Çocuğa ve ailesine normal dışkılama mekanizması izah edilmelidir. Tedavinin aylar veya yıllar boyunca sürebileceği anlatılmalıdır. Ayrıntılı bir eğitim planlaması ailenin sıkıntılarını ortadan kaldırır ve uzun süreli tedaviye uyumu kolaylaştırır.
 Birikmiş Dışkının Boşaltılması: Kolonda birikmiş olan dışkının boşaltılması, hipertonik fosfat lavmanları, oral PEG 3350 solusyonu ve yüksek doz laksatiflerle sağlanır.
 İdame Tedavisi:
a) Tuvalet Eğitimi: Tuvalet eğitimi veya davranış değiştirme tedavisi, konstipasyon tedavisinin önemli bileşenlerinden birisidir. Davranış değiştirme tedavisiyle çocuk düzenli tuvalet kullanımını ve dışkılamaya calışırken pelvis tabanını ve anal kasları gevşetmeyi öğrenir. Üç yaşından büyük
çocukta günde 3-4 kez, yemeklerden sonra 5 dk süreyle tuvalete oturması istenir. Anne-babanın dışkılama günlüğü tutarak dışkılamaları, dışkı kaçırma dönemleri, ilaç kullanımını, karın ağrısını ve idrar kaçırmayı not etmesi istenir. Günlük tutma, ödüllendirme sistemiyle beraber uygulanmalıdır.
            b) Beslenme: Bebeklerdeki ağrılı dışkılamanın erken tedavisi, okul cağı dönemindeki çocuklarda kronik konstipasyon sıklığını azaltabilir. Normalde, sağlıklı bebeklerin dışkılama sayıları 0-4 ay arasında 1-7 kez/gün, 4. aydan sonra 2 kez/gün ve 1 yaşından sonra da 1 kez/gün civarındadır. Anne sütüyle beslenen bebekler inek sütü ve formulayla beslenenlere göre daha sık ve yumuşak kıvamda dışkılarlar. Anne sütüyle beslenen bebeklerde konstipasyon çok nadirdir. Anne sütünden inek sütü, formula veya karışık beslenmeye geciş dönemlerinde konstipasyon olasılığı artar. Süt cocuklarındaki sert dışkılama beslenme değişiklikleriyle tedavi edilebilir. Dört aydan küçük, formulayla beslenen ve konstipasyonu olan süt cocukları formula değişikliği yapılarak tedavi edilebilir. Uygun yapıdaki formulanın verilmesine karşın konstipasyonun düzelmemesi durumunda fruktoz ve sorbitolden zengin meyve suları ozmotik etkileri nedeniyle kullanılabilir. Bu meyveler arasında özellikle
kuru erik, yaş erik, kayısı, armut ve elma vardır. Çocukluk cağında su ve sıvıların yetersiz alınması konstipasyona neden olabilir. İşlenmemiş tahılları, meyveleri ve sebzeleri içeren dengeli bir diyet çocuklardaki  konstipasyonun tedavisinin bir parçası olarak önerilmelidir. Çocuklarda önerilen miktarın üstünde posa verilmesini destekleyen cok fazla kanıt yoktur.  Zorlayıcı diyet uygulamalarından kaçınılmalıdır. Karın ağrısı, şişkinlik ve gaz gibi yakınmaların ortaya cıkmasını engellemek için diyetteki posa miktarı yavaş yavaş arttırılmalıdır.
            c) Laksatifler: Dışkının boşaltılmasından sonra günlük laksatif uygulanmasıyla dışkılama sürdürülür. Laksatifler yaşa, vücut ağırlığına ve dışkı birikiminin şiddetine göre kullanılır. Laksatif dozunun günde 1-2 kez dışkılamayı sağlayacak şekilde ayarlanması, dışkı birikimi ve dışkı kaçırmayı önlemesi gerekir. Tedavide hangi ilacın seçildiğinden çok seçilen ilacın uygun dozda verilmesi ve hastanın tedaviye uyumu önemlidir. Fonksiyonel konstipasyon tedavisi büyük sabır ve çaba gerektirir. Tedavi boyunca gerekli destek ve cesaretin sağlanması çok önemlidir. Dışkı ve semptom günlüklerinin gözden geçirilmesiyle hastanın klinik gidişi değerlendirilmelidir. Çocuğun uygun şekilde tedavi olduğundan emin olmak için karın muayenesi ve rektal tuşe tekrarlanmalıdır. Gerekirse laksatif dozunda ayarlamalar yapılmalı, çocuk ve anne-baba tedaviye devam konusunda cesaretlendirilmelidir.
            d) Psikolojik Tedavi: Tedavi programına bağlılık dışkı birikimi ve dışkı kaçırması olan bütün çocuklarda yararlı olacaktır. Eşlik eden davranış sorunları varsa tedavinin başarısız olmasına neden olabilir. Eğer eşlik eden davranış sorunu dışkı birikimi ve dışkı kaçırmaya ikincil olarak ortaya çıkmışsa tedaviyle düzelecektir.
           İlaçların Kesilmesi
Düzenli bir dışkılama alışkanlığı sağlandıktan sonra laksatif dozu günde birkaç kez dışkılamayı sağlayacak, dışkı birikimi ve dışkı kaçırmayı önleyecek şekilde yavaş yavaş azaltılır. Altı ay sonra laksatifler azaltılır veya kesilir. Eğer konstipasyon tekrar başllarsa yeniden laksatif tedaviye dönülmelidir. Laksatiflerin çok erken kesilmesi en sık rastlanan tekrarlama nedenidir.
            Tedavi programına bağlılık fonksiyonel dışkı birikimini ve dışkı kaçırmayı büyük oranda tedavi eder. Laksatifler kesildikten sonra dışkı kaçırma yokken veya çok az sayıda (ayda 2 kez) iken haftada 3 kez dışkılama olarak tanımlanan tam iyileşme durumu daha nadiren görülür. Fonksiyonel konstipasyonlu ve enkoprezisli cocuklardaki 12 aylık izlem calışmaları ilaçların kesilmesinden sonra hastaların yaklaşık olarak % 50’sinde haftada en az üç kez dışkılamanın olduğunu ve dışkı kaçırmanın görülmediğini göstermiştir. Beş yıllık izlem çalışmalarının sonuçlarına göre kronik fonksiyonel konstipasyonlu çocukların % 48-75’i iyileşmiştir.